Osmanlı Hanımları Mutfakta

Osmanlı Hanımları Mutfakta
  • Yazar

    Kolektif

  • Derleyen ve Latin Harflerine Aktaran

    Meral Nayman Demir

  • Sunuş

    Irvin Cemil Schick

  • Dizi Editörü

    Abdullah Uğur

  • Genel Yayın Yönetmeni

    Güzin Yalın

  • Yayına Hazırlayan

    Nihan Özyıldırım

  • Kapak Tasarım

    Ömer Ülkenciler

  • ISBN

    978-605-642248-1-6

  • Sayfa Sayısı

    208

  • Yayın Tarihi

  • Fiyat

    22.00 TL

Osmanlı Hanımları Mutfakta 1880-1926 yılları arasında yayınlanmış Osmanlıca kadın dergilerindeki yemekle ilgili makalelerin derlemesinden oluşuyor. Makalelerin bir kısmı sofra düzeni, mutfak ve yemek kültürü, beslenme alışkanlıkları üzerine, bir kısmıysa yemek tarifleri içeriyor. İmparatorluğun son yıllarından cumhuriyetin ilk yıllarına, alaturkalıktan alafrangalığa geçerken sofra, mutfak, kadın, beslenme, yemeğe dair…

“Dolayısıyla buradaki makaleler, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş dönemi sayılabilecek olan 1880–1926 yılları arasındaki dönem hakkında dikkatli bir okuyucuya çok şey öğretiyor. Kültür alanında Batı’ya yönelmiş, yeri geldiğinde Toulonnaise çorbası ile Bordeaux şarabını masaya getirmekten geri kalmayan, ama iki ayağı bir papuca girdiğinde de bir omletle karnını doyurmaya razı olan, aşçılarla uşaklar tarafından hizmet edilmeye alışmış, ama artık ev işlerini tamamen onlara bırakmayıp bazı kararları kendi vermek isteyen, geleneksellikle modernlik arasında kalmış varlıklı bir kitlenin dünya görüşünü ve özlemlerini dillendiren yazılardır bunlar. Hıyarlı et kızartması yahut süt şekeri hazırlamak isteyen okuyucular bu yemeklerin tariflerini okurken, satır aralarını da ihmal etmesinler.”

İrvin Cemil Scihck

Kolektif

Diğer Kitapları

Kitaptan alıntı

Bir odada hem oturulmak hem yemek yemek hem yatılmak murat olunursa, bunlardan her birinin levazımını, yani yemekleri, sofraları, bardakları, leğen ibrikleri, havluları, döşekleri, yorganları, aynaları, tarakları, fırçaları vesair lazım gelen şeyleri getirip götürmek için müteaddit hizmetçilere, halayıklara, uşaklara lüzum görüneceğinden başka, konulup kaldırılırken ve getirilip götürülürken o şeylerin bazısı da yırtılıp kırılacağından ve döküleceğinden, temizlik ve idarece dahi pek çok zarar görüneceği ve hususuyla ev eşyasının karmakarışık olup her şey aranıldığı vakit pek güç bulunacağı ve binaenaleyh evin içinden gürültünün eksik olmayacağı şüphesizdir.

Bunun için her şeye ve hususuyla yemek ve yatağa ayrı ayrı odalar tahsis etmek elzemdir. Mademki bahsimiz yemek odasına dairdir, şimdilik bunun lüzumunu ispatla nasıl tertip olunması lazım geldiği hakkında bir iki söz söyleyelim:

Yemeğe tahsis olunacak odanın birinci şartı matbah ve kilere yakın olmasıdır. Binaenaleyh mümkün olursa yerle beraber bulunan odaların biri yemek odası ittihâz olunmalıdır. Doğrudan doğruya matbah ve kilerle ihtilât etmek üzere kapıları da olursa daha iyi olur. Çünkü o halde matbahtan yemekler ve kilerden reçeller, peynirler, turşular, yemişler vesair şeyler daha ziyade suhuletle ve hayatlar merdivenlerden geçmeksizin sofraya vasıl olabilirler.

Basında